2 Temmuz 2008 Çarşamba

HER ÇOCUK BİR PROJE mi acaba??

Ayşe Arman'ın Esin Acıman ile ropörtajından alıntı:

Çocuklarımız artık birer proje. Doğdukları andan itibaren öyle...

Anne- babanın çocuğu adına gerçekleştirmek istediği projenin aşamaları ve hedefleri var.

Projeyi nasıl ele alırsanız, sonucu da öyle oluyor. Bizler, nasıl çocuklar yaratmak istiyorsak, o çocukları yaratıyoruz. Rekabet çok fazla. İyi okullardan mezun olmak yetmiyor, çok iyi okullardan mezun olmak gerekiyor. Çünkü bu yeni dünyada akademik başarı da önemli.

Proje bilimsel bir düşüncedir. Projede önce gözlem vardır, sonra elindeki verileri değerlendirme ve hedef belirleme. Ve sonra da o hedef boyunca çalışma. Buradaki en önemli husus da, çocuğun kapasitesini iyi tanıma. Siz istediğiniz kadar akademik bir hedefe kilitlenin, çocuk gerçekleştiremeyecek bir durumda ise boş, ne işe yarar...

Herkesin çocuğunu çok iyi tanıması gerekiyor. Üç tip çocuk var.
1- kapasitesinin altında başarı gösteren,
2-kapasitesinde başarı gösteren,
3-kapasitesinin üstünde gösteren. Kimse kapasitesinin altında başarı gösteren bir çocuk yaratmak istemez.

Altyapıyı kurduğunuzda, projelendirdiğinizde eninde sonunda o çocuktan bir şey yaratıyorsunuz. Daha doğrusu, maddi şartlarınız doğrultusunda ona olanaklar sunuyorsunuz, gerisi ona kalıyor, yeni dünyaya uyumlu olabilecek mi, yeni dünyada rekabete girebilecek mi ve evet bir anlamda da başarabilecek mi? Başarı, yeni dünyada mutlulukla eşdeğer. Bize düşen de onların kendi kapasitelerinin zirvesine çıkabilmelerini sağlamak. Çocuğumuzu iyi tanıyacağız, onu kapasitesinin üst sınırlarına kadar incitmeden zorlayacağız. Kural, başkalarıyla değil, kendi kendisiyle rekabete sokmak...

Mesela çocuğunuza sınavdan kaç aldığını sordunuz, 4 dedi. Asla Ayşe, Fatma kaç aldı diye sormayacaksınız ya da sınıfta senden yukarıda kaç kişi var diye. Sizi onlar ilgilendirmiyor, sizin için önemli olan çocuğunuzun bir önceki sınavdan kaç aldığı. Eğer 3'se, süper. Kendisini geçmiş, gelişme var.

Her çocuğun bir duruşu, bir gelişim süreci var. Her yaş grubu içinde o çocuğun öğrenmesi gereken ahlaki değerler, bilişsel özellikler, zeka boyutları ve olması gereken duygusal bir hedef var. Bunların hepsini doyurmak zorundasınız.
Proje budur, 4 bacaklıdır
.

1- Ahlaklı bir çocuk yaratacaksın, doğruyu yanlışı öğreteceksin, insan ve hayvan sevgisi vereceksin, dolayısıyla doğa sevgisi, bundan hiç taviz vermeyeceksin. Bu manevi değerleri veremezsen çocuk kaybolur.

2- Bilişsel seviyesini takip edeceksin, bileceksin bu yaş grubu çocuğu ne yapar, yapmadığı zaman onu yapabilmesi için birtakım çalışmalara gireceksin.

3- Yapabildiği zaman da sınırlarını zorlamaya başlayacaksın. Bakalım bir yaş üstünün şu davranışlarını da yapabiliyor mu?

4- Ve bunları ona sunarken bunların onun yaşının ötesinde olgular olduğunu açıklayacaksın ki, yapabiliyorsa başarısıyla gururlansın, yapamıyorsa üzülmesin.

Esin Acıman kim?

kaynak

2 yorum:

esra dedi ki...

Merhaba,çok bilgilendirici bir yazıydı.Çok beğenerek okudum.Ben de bir eğitimci olarak her çocuğun çok iyi işlenmesi gereken bir proje olduğunu düşünüyorum.Vatana millete hayırlı evlatlar yetiştirmek ümidiyle..

maynard dedi ki...

Suda yüzün bebek bana bir albüm kapağını hatırlattı :)

güzel paylaşım bende bir eğitimci adayıyım teşekür ederim